Baltacı Mehmet Paşa ve Rus Çariçesi Katerina

0
72

Osmanlı tarihinin en büyük magazin olaylarından; Baltacı Mehmet Paşa’nın, güzelliği uğruna Rus ordusunu imha etmekten vazgeçtiği Çariçe Katerina ile olan dillere destan, aşk dedikodusunu konuşacağız.

Tarihin tozlu sayfalarından çıkıp ara ara gündeme gelen Baltacı-Rus aşkını, az çok hepiniz biliyorsunuz. 1710’larda yaşanan Prut Savaşı’nda, Baltacı Mehmet Paşa ile Çariçe I. Katerina arasında geçen ilişkiye dair pek çok tartışma var. Osmanlı sadrazamını Rus ordusunu imha etmekten vazgeçiren hadise, Rus Çariçesi Katerina’nın çadırına yaptığı bir ziyaretten kaynaklandığı iddiasıyla başladı. Kimileri bunun bir palavra olduğunu düşünürken, kimi tarihçiler olayın doğruluğu konusunda ısrarcı. Nedir bu Baltacı-Rus aşkı?

O DÖNEM OSMANLI RUS İLİŞKİLERİ KIZIŞMIŞTI

Hikayenin magazin kısmından önce, Osmanlı ve Rus ordusu arasında yaşanan hadiseleri hatırlayalım. 18’inci yüzyıl başladığında Osmanlı İmparatorluğu, hiç olmadığı kadar büyük bir Rus tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Karlofça Antlaşması ile kaybedilen topraklar yetmezmiş gibi bir de Rusya’nın büyük hedeflerine uygun olarak yeni topraklar kaybetmek, hiç de kabullenilecek bir durum değildi.

Baltacı Mehmet Paşa ve Rus Çariçesi Katerina skandalı

SAVAŞ AÇTIK: RUS’U SIKIŞTIRDIK

Osmanlı Devleti ile Rusya arasında senelerdir devam eden bu anlaşmazlık, Osmanlı’nın 1711’de Rusya’ya savaş ilân etmesiyle fitillendi. İşte magazin skandalının baş kahramanı Sadrazam Baltacı Mehmed Paşa da orduyu kumanda ettiği kara birlikleri ile Rus Çarı Petro’nun ordusunu bulabilmek için Davudpaşa Kışlası’ndan sefere çıktı. İki ordu, 19 Temmuz sabahı Prut Nehri sahilinde karşılaştılar. Baltacı’nın kuvvetleri, Ruslar’a cepheden saldırdı. Sonuç olarak Çar Petro, 60 bin askeriyle beraber Prut Nehri’nin gerisindeki bataklıklar arasında sıkıştı; savaş tamamen Osmanlı’nın lehine dönmüştü.

PETRO VE ORDUSUNUN BİR SIKIMLIK CANI KALMIŞTI

Petro’nun beklemediği bir başka olay da karşı cephede gerçekleşti: Osmanlı, 140 bin kişilik büyük bir ordu hazırlamıştı. Rus birlikleri, büyük Osmanlı Ordusu’nun manevraları ile kuşatıldı. Deli Petro da bu kuşatmanın arasında esir düşenlerden biriydi. Anlayacağın, o ana kadar her şey tıkır tıkır Osmanlı tarafına işliyordu. Savaş teknik olarak kazanılmıştı. Ta ki işin içine Rus Çariçesi karışana kadar…

Baltacı Mehmet Paşa ve Rus Çariçesi Katerina skandalı

HER NE HİKMETSE ZAFER OLACAK SAVAŞ UZLAŞMAYLA BİTTİ

Rus tarafında kader toplantıları yapılıyordu. Petro, son bir umutla savaşmaya yanaştığı anda devreye karısı Katerina girdi ve Çar ile generallerini teslim olmaya ikna etti. O devrin savaşlarında; teslim olan ordunun, karşı tarafa teslim teklifi ile beraber yüksek meblâğda bir fidye ödemesi gerekiyordu. Katerina mücevherlerini ortaya koydu, generaller de bütün paralarını verdiler. Toplanan bu küçük hazine aman verilmesi için Baltacı Mehmed Paşa’ya gönderildi. İşte bu kısımda bir parantez açmam gerekiyor: Acaba Osmanlı’ya gönderilen tek şey hazine miydi? I. Katerina bu planın bir parçası mıydı?… gibi sorular kaçınılmazdı.

Baltacı Mehmet Paşa ve Rus Çariçesi Katerina skandalı

ANLAŞMA YAPILDI, DEDİKODU KAZANI KAYNAMAYA BAŞLADI

Her neyse, gel zaman git zaman Çar’ın barış teklifi kabul edildi. Ruslar, şartlarını Osmanlı’nın hazırladığı bir ön anlaşma imzaladı. Bu durum, tarih boyunca konuşulacak bir skandala imza atıyordu: Rus Ordusu’nun bazı önemli generalleri rehin alındıktan sonr,a kuşatma kaldırıldı. İşte asıl dedikodular da bu olaydan sonra başladı. Rus Ordusunu hükümdarıyla beraber imha etmeyip, kurtulmalarına imkan tanıdığı için cümle alem, Baltacı Mehmed Paşa’ya çok kızgındı. Hala kızgın…

İşte ortalığı karıştıran Çariçe Katerina…

Baltacı Mehmet Paşa ve Rus Çariçesi Katerina skandalı

CÜMLE ALEM KATERİNA İÇİN ÜLKEYİ SATTIĞINI KONUŞUYORDU

Baltacı Mehmet Paşa, savaştan muzaffer bir kumandan havasıyla döndü. Döndü ama Paşa daha dönüş yolundayken, dedikodular dört bir yanı sarmıştı: Paşa’nın rüşvet aldığı ve hatta Çariçe Katerina’nın kendisine sunulduğu ve bu yüzden barışı kabul ettiği söylentileri almış başını gidiyordu. Koskoca Osmanlı sadrazamı, teknik olarak kazandığı savaştan, beklenmedik anlaşmalarla dönmüştü. Bu durum pek de hayra alamet olmasa gerek. İnsan, böyle bir kaos tarihinde, şartların tümü lehineyken neden uzlaşma yoluna gittiğini sormadan edemiyor…

Baltacı Mehmet Paşa ve Rus Çariçesi Katerina skandalı

PAŞANIN ÇADIRINA GİRDİ: KUŞATMA KALKTI…

Rus Ordusu imha edileceği sırada Katerina’nın, 21 Temmuz akşamı troyka denen üç atın çektiği araba ile gelip, Paşa’nın çadırına girdiği söyleniyordu. Gün gün betimleme verilmesi, olayın gerçekliğine işaret ediyordu. Katerina, anlaşmada olduğu gibi yanında getirdiği çuvallar dolusu mücevher ile parayı Paşa’ya vermiş, içeride her nedense saatler boyu kalmış, şafak sökerken gene troykasına binip kocasının yanına dönmüş. Artık içeride neler oldu, neler konuşulduysa Baltacı da birkaç dakika sonra, “Kuşatmayı kaldırın.” diye çıkmıştı çadırından! Sonuçta Katerina’nın anlaşma neticesinde mücevherleri teslim etmeye geldiğinden hemfikiriz. Neler yaşandığı konusu ise muamma.

Baltacı Mehmet Paşa ve Rus Çariçesi Katerina skandalı

KATERİNA MI, RÜŞVET Mİ?: HALA TARTIŞILIYOR…

Zaferin en büyük galibi ise tartışmasız Büyük Petro olmuştu. Kendi canından ziyade, Rusya tarihinin istikbalini kurtarmıştı. 1725 yılından ölümüne kadar reformlarına devam edecekti.

1712 Temmuz’unun sonunda hemen hemen herkes, Mehmet Paşa’nın, Prut’ta kazanacağı eşsiz zaferi “Moskof kraliçesi”nin uğruna sattığını konuşuyordu. Dedikoduların ardı arkası kesilmedi. Doğru ya da yanlış dedikodular bir kenara, zaferle dönülecek bir savaş neden uzlaşmayla bitti? Katerina bir yana, rüşvet dedikoduları da aldı başını gitti.

Kader kaçınılmaz oldu tabii; Baltacı Mehmet Paşa, Padişah III. Ahmed tarafından 20 Kasım 1711’de görevden alınarak, Midilli’ye sürüldü.

PUTİN: ŞEHVET DEĞİL RÜŞVET

Diğer yandan günümüzde hala, Rusya’yı tarih sahnesine çıkaran Katerina efsanesinin, palavra olduğunu savunanlar var. Daha doğrusu, böyle bir ilişkinin  aslında hiçbir zaman varolmadığı konusundaki ilk çalışmayı Dr. Erhan Afyoncu yapmıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Ankara ziyareti sırasında, Türk-Rus ilişkilerinin geçmişini masaya yatırdı. Büyük dedikodu da masadaydı tabii. Lidere göre yaşananlar şehvet değil, rüşvetten kayanklanıyordu.

Bir Cevap Yazın