DOLAR 6,0473
EURO 6,7496
ALTIN 248,2
BIST 87.040
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Parçalı Bulutlu

Taburcu olmak teriminin yürek burkan öyküsü. Hepimiz yanlış biliyorduk…

Taburcu olmak teriminin yürek burkan öyküsü. Hepimiz yanlış biliyorduk…
02.10.2018
32
A+
A-

“Taburcu olmak” nereden geliyor hiç merak ettiniz mi? Milli Mücadele zamanından dilimize yerleşmiş bu terimin tüyleri diken diken eden hikayesini anlatacağım şimdi sizlere.

Türk doktorları neden iyileşti,sağlığına kavuştu gibi terimleri kullanmayıp taburcu oldu terimini kullanıyorlar hiç düşündünüz mü? Taburcu olmanın çok etkileyeci bir hikayesi var, şöyle anlatayım; Bizde modern tıp, askeri hastahanelerle ülkeye girdiğinden iyileşen kişi eve değil, taburuna dönerdi. Türkiye’de ilk yerleşik ve bir arada hastaların bakıldığı zamanlar Kurtuluş Savaşı zamanlarına denk geliyor. Malumunuz o zamanlar neredeyse eli silah tutan tüm erkekler savaşa gidiyordu. Hastaların bir arada bakıldığı bu yerlerde iyileşen kişiler, tekrar taburuna geri gönderilirdi. Sadece Türkçe’de, hastanede şifa bulup çıkan için “taburcu oldu” şeklinde bir askeri tabir kullanıyordu. Batı dillerinde bu terimin benzeri yok.

OSMANLI’NIN İLK MODERN TIP OKULU KURULUYOR

Bizde 19. yüzyıla kadar modern bir tıbbi hizmet neredeyse yoktu. 14 Mart 1827’de ilk modern tıbbiye olan Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire kuruldu. İşin dramatik tarafına gelelim… O dönem öyle bir dönemdi ki ülke yangın yeri gibiydi. I. Dünya Savaşı, Çanakkale Cephesi, Kurtuluş Savaşı derken Türk halkı her yerde, sürekli savaştaydı. Yoksulluğu, kıtlığı, salgın hastalıkları, emperyalizmin Osmanlı İmparatorluğu’nun son kalıntılarını da yok etmeye çalıştığı bir dönemdi.

Taburcu olmak teriminin öyküsü

BÜTÜN HOCALAR ÖĞRENCİLER CEPHEDE

I. Dünya ve Çanakkale Savaşı sırasında ülkenin tıp eğitimi veren tek kurumu olan Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane, bütün hocalarını ve öğrencilerini cepheye yolluyor, eğitime ara vermek zorunda kalıyorlardı. Bina ise tamamen hastaneye çevriliyordu. Kıdemsiz tıbbiyeliler, sadece cephede savaşmakla kalmıyor, savaş olmadığında ya da geri kalan zamanlarda direnişte çalışıyorlardı.

HEKİMLER DE AYNI ZAMANDA ASKERDİ

İzmir’in işgalinden üç gün sonra yani 18 Mayıs 1919’da, okulda hararetli, hüzünlü konuşmaların yapıldığı,direniş gruplarının örgütlendiği duyulmuştu. O dönem ülkede herkes askerdi, eli silah tutan tüm erkekler savaştaydı. Gerçek kurumsal düzeyde tek hastane vardı ve ülkenin her yanındaki cephelerde tüm hekimler subaydı ya da askerdi. Yaralılar iyileştirilir, komutan hastalarını, askerlerini tek tek dolaşırdı. Hastanede, kışlada, revirde, cephede çadırda, savaşta her yerde…

Taburcu olmak teriminin öyküsü

TABURUNA YOLLAMAKTAN GELİYOR

Tabip subay, iyileşenleri tekrar silah tutabilecekleri taburuna yolluyordu, yani taburcu ediyordu. Başka hiçbir milletin, ülkenin hastanesinde hastalar iyileştiklerinde taburuna yollanmaz, taburcu edilmez. Bu yalnızca bize ait bir terim. Şimdiki gibi hastanede tedavi olduktan sonra çıkıp evine, ailene dönmek diye bir şey yoktu.

Taburcu olmak teriminin öyküsü

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.